İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Temmuz ayı meclis toplantısında yaptığı konuşmada sürdürülebilir büyüme çağrılarını yineleyerek, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya dikkat çekti. Kestelli, “Yıllardır bu kürsülerden sürdürülebilir büyümenin önemine vurgu yapıyoruz. Ancak bugün geldiğimiz noktada, hepimizi yıpratan ve yorucu bir sürecin içindeyiz” dedi.
Pandemi süreci ve sonrasındaki jeopolitik gelişmelerin etkisine değinen Kestelli, yaşananların mevcut maliyet krizini açıklamakta yetersiz kaldığını belirtti. “Yüksek enflasyon, yılların kazanımlarını birer birer aşındırdı. Üç yıldır sürdürülen rasyonel politikalara dönüş çabaları, fiyatlama davranışlarındaki bozulmalar ve bölgesel belirsizlikler nedeniyle istenilen etkiyi gösteremedi. Bu nedenle Türkiye’nin üretim gücünü en az zararla bu süreçten çıkarması hayati önem taşıyor” dedi.
“Kelebek etkisi ekonomiyi sarmış durumda”
Tarım sektöründeki sorunlara da değinen Kestelli, üretim şartlarının zorlaştığını, kârlılığın düştüğünü ve şirketlerin finansal direncinin azaldığını vurguladı. Ekonomideki zincirleme etkileri “kelebek etkisi” benzetmesiyle özetleyen Kestelli, “Örneğin tekstil sektöründeki kriz, pamuk üreticisini doğrudan etkiliyor. Ancak bu tespitleri karamsarlık yaratmak için değil, gerçekçi çözümler üretebilmek için yapıyoruz. Türkiye, geçmişte de zorlu dönemlerden güçlenerek çıkmayı başardı. Bu kriz de elbet geçecek” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası’nın son adımlarını “yeni bir dönemin başlangıcı” olarak değerlendiren Kestelli, reform çağrısı yaparak, “Artık potansiyelimizi ortaya çıkaracak, rekabet gücümüzü artıracak yapısal reformları kararlılıkla hayata geçirmeliyiz” dedi.
“Tarımsal tüketim artacak, sorumluluğumuz büyüyor”
Konuşmasında küresel tarım trendlerine de yer veren Kestelli, OECD ve FAO tarafından hazırlanan 2025–2034 Tarımsal Görünüm Raporu’na dikkat çekti. Rapora göre, önümüzdeki 10 yıl içinde dünya genelinde tarımsal ürün tüketimi yüzde 13 artacak ve bu artışın büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelerden kaynaklanacak.
Küresel gıda ticaretinin korumacı politikalara rağmen önem kazanmaya devam ettiğini söyleyen Kestelli, bu çerçevede Türkiye’nin üretim kapasitesini artırırken çevresel sürdürülebilirliği de göz önünde bulundurması gerektiğini vurguladı. “Çiftçiyi merkeze alan, uluslararası iş birliğine açık bir tarım politikası benimsemek artık bir tercih değil, zorunluluktur” diyerek sözlerini tamamladı.


