Ekonomik dalgalanmalar, artan iş yükü ve hızla değişen çalışma dinamikleri, Türkiye’de çalışanların ruh halini olumsuz etkiliyor. Uluslararası araştırmalar, Türkiye’deki çalışanların dünyadaki meslektaşlarına göre daha fazla stres, öfke ve hüzün yaşadığını ortaya koyarken; kurumsal esenlik platformu Wellbees’in verileri de bu tabloyu doğruluyor: Psikolog randevularında kaygı, romantik ilişkileri bile geride bırakarak ilk sıraya yerleşmiş durumda.
Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu’na göre; çalışanların ve yöneticilerin yaşadığı bu duygusal yük, sadece bireysel sağlığı değil, doğrudan şirketlerin verimliliğini ve kârlılığını da etkiliyor. Özellikle orta kademe yöneticiler, bir yandan ekiplerinin beklentileriyle, diğer yandan üst yönetimin performans baskısıyla sıkışmış hissediyor. Bu da, tükenmişlik sendromunun sadece çalışanlara değil, yöneticilere de yayıldığını gösteriyor.
Gallup: Türkiye’de Stres, Global Ortalamanın Üzerinde
Gallup’un 2025 Küresel İş Yeri Durumu Raporu, Türkiye’de çalışanların stres seviyesinin dünya ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu gözler önüne seriyor. Rapora göre globalde her 100 çalışandan 40’ı yüksek stres yaşadığını belirtirken, bu oran Türkiye’de 69’a çıkıyor. Öfke ve hüzün oranları da benzer şekilde yüksek. Wellbees’in verileri de bu verileri destekliyor: 2023’te psikolog randevularında ikinci sırada olan kaygı, 2024’te ilk sıraya yükseldi. Bu yılın ilk yarısında ise her beş başvurudan biri kaygı temelli oldu.
Yöneticiler İki Ateş Arasında
Sadece çalışanlar değil, yöneticiler de giderek artan bir baskı altında. Wellbees verilerine göre, yöneticilerin yüzde 15’ini oluşturan kullanıcılar son dört yılda kendilerini ekiplerinden daha kötü hissetmeye başladı. Deloitte’un araştırmasına göre de tepe yöneticiler, ekipleriyle benzer düzeyde stres yaşarken, yalnızlık ve tükenmişlik hissi daha da yüksek. İngiltere merkezli bir araştırma ise yöneticilerin, çalışanlarının ruh haline olan etkisinin bir eş ya da terapist kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Wellbees’in analizleri de bir yöneticinin ruh halinin, doğrudan ekibinin esenliğine yansıdığını doğruluyor.
“Mutlu Yönetici = Mutlu Ekip”
Abacıoğlu, bu tabloyu şöyle özetliyor: “Bir yöneticinin mutsuzluğu, ekibin genel moralini aşağı çekiyor. Aynı şekilde, mutlu bir yönetici ekibini olumlu etkiliyor. Ancak orta kademedeki yöneticiler, bir yandan çalışanlardan anlayış ve esneklik beklerken, diğer yandan üst yönetimin verimlilik baskısıyla boğuşuyor. Bu ikili baskı, sürdürülebilir performansı tehdit ediyor.”
“Kontrolcü Yaklaşım Güveni Sarsıyor”
Abacıoğlu ayrıca, Türkiye’de yaygın olan “her şeyi kontrol etme” yönetim tarzının çalışanlar arasında güvensizlik yarattığını, bu durumun da motivasyonu düşürdüğünü belirtiyor. Çalışanların artık sadece maaş değil, psikolojik güvenlik ve anlam aradığını vurgulayan Abacıoğlu, şirketlere şu çağrıyı yapıyor: “Daha kapsayıcı, empatik bir çalışma kültürü inşa etmek; sadece çalışanlara değil, yöneticilere de destek sunmak zorundayız. Wellbees olarak biz de lider esenliğine odaklanan özel eğitim programlarıyla şirketlere bu alanda rehberlik ediyoruz.”
Kaynak: Paradergi


